Çocuklarda Okula Uyum ve Kaygı


Okul; çocuk için yepyeni bir sosyal çevredir. Okul eğitimine başlamak, çocuğun ve ailenin yaşamındaki önemli dönüm noktalarından biridir

Bu dönemde edinilen tutum ve alışkanlıklar onların tüm öğrenim yaşantılarını etkileyecek niteliktedir.

Öğrenciler bu alışkanlık ve becerileri kendiliğinden edinemezler, yetişkinlerin bilinçli yardımına ve rehberliğine gereksinim duyarlar.

Özellikle duygusal ve sosyal alanda bireyselleşmeye ve özerkleşmeye başlayan öğrencinin okula uyum ve oryantasyon da ebeveynlerinin ve öğretmenlerinin desteğine ihtiyaçları vardır.

Yeni bir ortamda ne ile karşılaşacağını bilmeyen çocuk okul heyecanı ve endişesi yaşar. Bu heyecan her çocukta farklı seyreder. Kiminde ilk gün, kiminde bir hafta kiminde ise daha uzun bir zaman dilimine yayılabilir.

İlk günlerdeki heyecan çocukların öğretmenle kurduğu duygusal bağ ve arkadaş ilişkileriyle yerini coşkuya ve uyuma bırakır.

Buna karşın okula uyum konusunda zorluk yaşayan öğrenciler de ise olumsuz duygular daha da artmaya başlar. Çocukların okula isteksiz gitmesi, evden ayrılmak istememesi aileyi de etkiler ve içinden çıkılamaz bir hal alır.

Çocuk annesinden, babasından ve evinden ayrı kalmakla ilgili derin endişeler yaşar.

Bu durum kendisini bedensel problemlerle de gösterir, ( karın ağrısı, kusma, bulantı, ateşlenme, terleme vb.) zaman zaman çocuk ağlar sınıfa girmez, servise binmez, sınıfa girse bile ağlamaya devam edebilir. Bu süreç uzun sürerse derslerinden ve arkadaşlarından uzaklaştıkça kaygıları daha da artar.

Böyle bir durumda anne- baba, sınıf öğretmeni ve rehberlik bölümüne çok iş düşmektedir. Çocuk sabırla desteklenmeli, çocuğa biraz zaman verilmelidir.  

Okula isteksiz giden çocuğun yaşadığı duygularının şımarıklık olarak değerlendirilmemesi gerekir. Çocuk bu kaygıları elinde olmadan yaşamaktadır. Bu nedenle durumun önemini kavrayıp, okulla işbirliği halinde çocuğa anlayışla yaklaşmak gerekir.

Çocuğun Okula Uyum Sürecinde Ailenin Yapması Gerekenler

Okul aile işbirliği kurun ve okulun önerilerine uyun.

Kendi kaygılarınızı azaltın okula ve öğretmene güvendiğinizi çocuğa hissettirin.

Çocuğunuzdan ayrılığınızı dramatik hale getirmeyin. Çocuğunuz sizin arkanızdan ağlayabilir; ama siz, o ağlıyor diye duygusal davranıp onu bırakmakta zorluk yaşamayın.

Kısa süre de vedalaşın ve yanından ayrılın.

Verdiğiniz sözleri mutlaka tutun, güvenini sarsmayın.

Okul kuralları konusunda esnek ve toleranslı tutum sergileyin. Hassasiyetini dikkate alın.

Okul saatleri çocuğa uzun geliyorsa alışana kadar erken alın.

Çocuğun ihtiyacına göre okul bahçesinde çıkış saatine kadar bekleyin.

Bir saat bile olsa çocuğu mutlaka okula götürün ve alıştırma saatlerini sistematik olarak yükseltin.

Çocuğa evde sürekli bu kaygı durumunu hatırlatan konuşmalar yapmayın, anı yaşamasına izin verin.

Abartılmadan ufak ödüllendirmeler yapın.( her gittiği gün için gülen yüz gibi)

Ders becerilerinde yapabildiklerini teşvik edin ev ve sınıf içinde başarısını ödüllendirin.

Bütün tedbirlere, doğru davranış ve tutumlara rağmen çocuğun kaygısı azalmıyorsa konu ile daha geniş ve derin değerlendirmeler için uzmandan destek alın.

2 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör